Copyright © 2012, Tuva Yayıncılık
İyi Geceler Sisteme Giriş Yapmak İçin Lütfen Üye Girişi Yapın. ya da Ücretsiz Kayıt Olun.
+90 216
642 62 62
Yayınlarımız
Sitemize Ücretsiz Üye Olun
  Beni Hatırla
Haberler
Kanaviçe dergisini 25. sayısı çıktı.
26.12.2011
 
İğne İplik 19 Tuva Tekstil satış noktalarında, gazete ve dergi bayilerinde satışa sunulmuştur.
21.12.2011
 
Elişi 7 Tuva Tekstil satış noktalarında, gazete ve dergi bayilerinde satışa sunulmuştur.
09.12.2011
 
Yayınlarımız satın almak için www.goblen.com web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
29.11.2011
 
Ropörtajlar

Nakışla İfade Edilen Seyahatler

 

 

Bu sayımızda sizler için, Türkiye ve Orta Doğu’ya yaptığı seyahatlerinde gördüğü tarihi yerleri nakış haline dönüştüren ve bunu Güney Afrika’da bir sergi ile tanıtan Hendrik Stroebel ile söyleşi yaptık. Stroebel, bir nevi gördüğü güzel manzaraları fotoğraf yerine nakışla ifade ediyor.

 

Nakış ve seramik işlerine ne zaman ve nasıl başladınız?

 

Hem annem hem de büyükannem fevkalade nakış yaparlardı. Bütün el işlerinde uzmandılar: Dikiş, örgü, aplike ve nakış. Babamın büyük büyükbabası, bir çiftçi olarak emekli olduktan sonra tığ işleri ile ilgilenmeye başladı. Krem rengi paket ipliği ile ördüğü çanta, duvar askıları vs. gibi objelerle çeşitli ödüller kazandı.

Sanat Okulu’na giderken resim hocam beni farklı malzemeler kullanmak konusunda cesaretlendirdi. Yavaş yavaş pamuklu nakış iplikleri ile farklı el nakışı ilmeklerini kullanmaktan zevk almaya başladım.

                                           

Yaptığınız seyahatleri nakış yolu ile ifade etmenize ne sebep oldu?

 

Yolculukları ve beklenmedik karşılaşmaları seviyorum. Ve nakış işlerken o deneyimi tekrar yaşıyorum. Bu işler tamamlandığında, fotoğraf ve resimler iplikle boyanmış bir yolculuk gibi hayat buluyor.

 

Yaptığınız çalışmalarda nerelerden esinleniyorsunuz? Çektiğiniz fotoğraflar mı veyahut da seyahatleriniz sırasında topladığınız resimler, kartpostallar veya çiniler mi sizi daha çok etkiliyor?

 

1990’lı yıllarda yoğun olarak Mısır, Ürdün, İran, Özbekistan ve beş kez de Türkiye’ye seyahat ettim. Amacım, Firavun dönemi Mısır’ını, İran’daki Persepolis’i, Ürdün’deki Ceraş ve Petra’yı, Türkiye’de yer alan Aspendos, Bergama, Milet, Kuşadası, Didim, Efes, Geyre ve Nemrut Dağı gibi bu ülkelerdeki eski uygarlıkların zenginliklerini incelemekti. Akabinde; Bizans, Osmanlı, Pers ve Çağdaş İslam sanatları ve mimarisini keşfettim. Buhara, Hiva, ve Semerkant’ta turkuazın yoğun kullanımı, daha çok çini işi ve bu İslam ülkelerinde zengin el sanatları geleneğinin mirasını görmek bana ilham verdi.

 

 

Seramik ve ahşap işlerinin ikisi ile birlikte ilgileniyorsunuz. Kil veya ahşaptan kendi çerçevenizi kendiniz yapıyorsunuz. Bunların hepsi kendi başına bağımsız sanat dalları. Ayrıca nakış ve seramik gibi her iki alanı birlikte başarı ile yürütmek normalde çok yaygın bir durum değil. Lütfen bize bu teknikleri bir araya getirmenin arkasında yatan hikâyeyi anlatır mısınız? İlk önce hangi teknikle başladınız?

 

 

Kemer, minare, mozaik ve İslami çini gibi mimari detayları düşünürüm. Hediyelik eşyalar satın alır ve bunları işin bir parçası olarak birleştiririm. Türkiye’de çini ve seramiğin merkezi olan Kütahya ve İznik’ten çiniler satın almıştım. Ahşap çerçeveler oryantal panolardır ve ahşap önceden oyulur. Bunlar parçalara ayrılır ve tasarımları yapmak için tekrar yapılır. Çerçeve ve nakış birbirini güzelleştirir. Ayrıca dokuları kil üzerine baskı yapıp, cilalar ve zamanla oluşmuş patina (yeşil metal küfü) görünümü vermek için ateşte tütsülerim.

 

Geçenlerde, Güney Afrika’nın Durban şehrinde KZNSA Gallery’de Recollect (Hatırlamak) adında bir sergi açtınız. Sergide yer alan işlerinizden biraz bahsedebilir misiniz? Bu sizin ilk serginiz mi?

 

Recollect (Hatırlamak) sergisi tamamıyla bir yolculuktu ve Turkuaz rengi (firuze) tüm sergi ürünlerinde kullanıldı. Firavunlar dönemi Mısır’ı, İran ve Özbekistan’daki cami kubbeleri, İstanbul Rüstem Paşa Camii ve Topkapı Sarayı Harem dairesinde yer alan görkemli Türk Çinileri’ndeki turkuaz renk, Akdeniz ve Van gölü kadar temaya ilham verdi.

 

Fotoğrafları kumaşa nasıl transfer ettiniz? Resmi kumaşa baskı mı yaptınız yoksa resmin genel hatlarını mı çizdiniz? Lütfen bize nakışa başlamadan önceki işlem ve basamakları anlatır mısınız?

 

Nakış kasnağına çok sıkı gerilmiş pamuklu kanvas kumaş kullanıyorum. Kabaca desenin genel hatlarını kumaşa çizerim ve ilmekle bir çizgi yaparak başlarım. Bazen DMC muline iplik çilesinin içinden çektiğim iplik katları ile yüzeyi doldurmaya başlarım.

İşlerinizde hangi ilmek ve iplik türlerini kullanmayı tercih ediyorsunuz? Diğer nakışlardan da bildikleriniz var mı?

DMC iplikler satın alıyorum, bazen çile bazen de yumakları tercih ediyorum. Pamuklu nakış ipliklerinin zengin parlak görünümünü seviyorum.

 

İşleme yaparken arzu ettiğiniz doğru rengi nasıl elde ediyorsunuz? Değişik renkteki ipliklerin katlarını birlikte mi kullanıyorsunuz yoksa iplik boyama mı yapıyorsunuz?

 

Değişik renkleri birleştirerek birlikte kullanıyorum. Bir renkten bir kat, bir diğerinden de bir kat alarak, kendi renk efektimi oluşturmak için iğneye birlikte geçiriyorum. Karıştırdığım bu renkleri özel efekt oluşturmak için kullanıyorum. İpliğin 3, 2 veya tek katını birlikte çalışıyorum. Pamuklu nakış ipliğinin değişik doğrultularda işlenmesi de farklı renk tonları oluşturuyor.

 

Ortadoğu’nun kültürüne olan tutkunuz nereden geliyor? Bu coğrafyada hangi ülkeleri ziyaret ettiniz?

Eski kültürlere olan ilgim beni Mısır, Ürdün, İran, Türkiye ve Özbekistan gibi ülkelere yönlendirdi. Seneye Suriye, Lübnan ve yine Türkiye’ye seyahat etmeyi istiyorum. Tüm kalbimle Türkiye’yi seviyorum. Cok Guzell! (very beautiful).

 

Türkiye’de nereleri, ne zaman ziyaret
ettiniz?

 

1994 İstanbul, İzmir ve Efes

1995 İstanbul, Kütahya, Diyarbakır, Urfa, Trabzon, Ankara, Sekük, Alanya, Antalya, Bursa, Malatya ve daha önce bahsettiğim antik şehirler

1996 İstanbul, Fethiye

1998 İstanbul, Antalya, Alanya, Bursa, Edirne

1999 Gaziantep, Urfa, Harran, Van

 

Bildiğiniz üzere, Türkiye uygarlıkların beşiği ve tarih boyunca burada farklı tür insan toplulukları yaşadı. Bu da çok zengin bir kültürel miras anlamına geliyor.

 

Evet ve zaten bu da Türkiye’yi özgün ve etkileyici kılıyor. Farklı uygarlıkların tabakaları ortaya çıkarılıyor. Ülkeniz

kültürel hazineleri ile oldukça zengin. Sık sık Türkiye’yi ve oraya seyahat ettiğimde zaman ne kadar mutlu olduğumu düşünürüm. Şimdi sergi bitti ve gelecek sene yine gelmeyi düşünüyorum, umarım karşılaşabiliriz.

 

Türkiye ziyaretinde özellikle ilginiz çeken neler var?

 

Harika insanları, İstanbul ve Edirne’deki camiler, kilimler, halılar, Topkapı Sarayı’ndaki çini ve tekstiller, Şanlıurfa, Van gölü, Akdamar, antik kentler ve Türkiye’nin Avrupa ve Asya’yı gibi iki büyük kıta üzerinde olması gerçeği.

 

Türkiye geleneksel nakışları ile de oldukça popüler bir ülke. Geleneksel nakışlardan örnekler görme fırsatınız oldu mu?

 

Evet, Topkapı Sarayı ve Türkiye boyunca birçok şehirde yer alan yerel müzelerde geleneksel nakışlardan örnekler görebildim.

 

Ziyaret ettiğiniz ülkelerde halı dokuma, nakış, metal işleri, mozaik, ahşap oymacılığı ve hat sanatı gibi yerel el sanatlarından etkilendiniz mi?

 

Evet, Gaziantep’in metal işleri, Kütahya ve İznik’in çinileri, Ayasofya müzesinin mozaikleri ve camilerdeki hat yazıları beni etkiledi. Ve de özellikle Özbekistan’daki ahşap oymacılığından oldukça etkilendim.

 

Bu sergiden sonraki planınız nedir? Nakışa devam edecek misiniz?

 

Evet devam etmeyi düşünüyorum ve Türkiye’ye de tekrar geleceğim!

 

Handrik Stroebel kimdir?

 

Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Hendrik Stroebel kimdir?

Güney Afrika’da Durban Teknoloji Üniversitesi, Güzel Sanatlar Bölümü’nde Seramik dersleri veriyorum. Resim alanında eğitim aldım ancak resimden seramik bölümüne geçtim. Artık yağlı boya resimler yapmıyorum, onun yerine nakış ipliği ile resimler yapıyorum. Yakın zamanda yaptığım işlerin bir bölümü iplik ve kilin bir kombinasyonundan oluşuyor. Nakış tekniği ile yaptığım “resimleri”, kilden yaptığım çerçevelerle çerçeveliyorum.

 

 

Not: Roportaj İğne İplik 18'de yer almaktadır.

<style></style>